400 ISTAKOZ YAVRUSU TARİHİ BATIĞA BIRAKILDI

Azalan kaynakların akuakültür yolu ile desteklenebileceğini göstermek amacıyla yürütülen proje kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde yetiştirilen ıstakoz yavruları, Seddülbahir açıklarında denizle buluşturuldu.

 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ve Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanlığı işbirliği ile Dardanos Yerleşkesindeki Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesine ait Deniz Canlıları Araştırma/Uygulama Merkezi’nde yetiştirilen ıstakoz yavruları 109 yıl önce Çanakkale Savaşı’nda batan “HMS Majestic” gemisi enkazına bırakıldı.

Etkinliğe  ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yiğit, Su Ürünleri Yetiştiriciliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umur Önal, Su Ürünleri Temel Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, ÇOMÜ ile Çanakkale Balıkadamlar Dalış ve Eğitim Merkezinin dalgıçları katıldı.

Sahip oldukları ekonomik değer nedeniyle avcılık baskısına maruz kalan Homarusgammarus türüne ait ıstakozların doğadaki popülasyonunudesteklemek ve azalan balıkçılık kaynaklarına dikkat çekmek amacıyla 4 yıl önce başlatılan ıstakoz stoklarını destekleme programı hız kesmeden devam ediyor.

ÇOMÜ, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen çalışma kapsamında, üniversitenin Dardanos’taki Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinde 1 yıl bakılıp büyütülen ıstakoz yavrularının denizle buluşturulması amacıyla dalgıçlar, Seddülbahir’deki Mehmetçik Feneri’nden “Bilim-1” teknesiyle açıldı.

Her biri ayrı tüpler ve kutular içinde bulunan 400 ıstakoz, 20 metre derinlikteki “HMS Majestic” batığına dalgıçlar tarafından bırakıldı.

“Dalış yaptığımızda ıstakozları görme imkanına sahip olacağız”

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Gelibolu Sualtı Parkı’nda dünyanın en önemli batıklarının yer aldığını söyledi.

Burada aynı zamanda çok önemli bir biyoçeşitliliğin bulunduğunu ve canlı varlığını artırmak için çalışma içine girdiklerini ifade eden Kaşdemir, “Artık Gelibolu Sualtı Parkı’na gelen dalgıçlar sadece zaman tünelinde tarihi bir yolculuk yapmayacaklar, altta savaştan kalma izleri görmeyecekler. Bununla birlikte ıstakozları, rengarenk balıkları ve suyun altındaki envaiçeşit canlıları görme imkanı bulacaklar. Bu da Gelibolu Sualtı Parkı’na olan ilgiyi artıracak. İnşallah yavru ıstakozlar zaman içinde buradaki HMS Majestic batığı etrafında yuvalarını bulacaklar, çoğalacaklar. Dalış yaptığımızda ıstakozları görme imkanına sahip olacağız. Aşırı avcılığın etkisi, avcılık yolu ile elde edilen üretim miktarlarına yansımış ve son yıllarda denizlerimizden avlanan ıstakoz miktarı 2-3 ton seviyelerine gerilemiştir.  Günümüzde, aşırı avcılık, deniz kirliliği ve habitat bozulması gibi faktörlere bağlı olarak bir çok deniz canlısının miktarı azalmaktadır. Öte yandan su ürünleri yetiştiriciliği yardımıyla denizlerdeki canlı çeşitliliğinin artırılması ve desteklenmesi dünyada uzun yıllardır kullanılan ve kabul görmüş bir iyileştirme modelidir. Bu çerçevede 4 yıl önce ÇOMÜ, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi laboratuvarlarında ıstakoz larva ve jüvenil üretim yöntemlerinde sağlanan gelişmelere bağlı olarak %15-20 hayatta kalma oranları elde edilmiştir.Bugün, karadaki tesislerde 1 yıl bakılıp büyütülen ıstakoz yavruları, 20 metre derinlikte yatan “HMS Majestic” batığına bırakılmıştır. Dünyada ve ülkemizde, batık gemiler zamanla bir yapay resif haline dönüşerek, denizlerdeki canlı yaşamını ve biyo-çeşitliliği destekleyen önemli bir habitata dönüşür. Bu bakış açısıyla, Çanakkale Savaşı sırasında batan gemilerin enkazları günümüzde çok sayıda deniz canlısının barındığı, yaşadığı ve beslendiği bir ortama dönüştüğünü biliyoruz. Denizlerde stokları azalan ıstakozların, balıkçılığa kapalı bu alanlarda uygun habitatlar bularak yaşayabileceklerini öngörüyoruz. Böylece, doğada azalma eğiliminde olan ıstakoz stoklarının akuakültür ile sürdürülebilir şekilde desteklendiği başarılı bir yönetim modeli ortaya konması hedeflenmektedir” dedi.

ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu da Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinin 4 yıldır ıstakoz yetiştirme noktasında yürüttüğü faaliyetlerin 6’ncı demonstrasyonunu göstererek öğretme yaptıklarını belirtti.

Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında, denizel ekosistemin korunması ve sonraki nesillere aktarılması amacıyla 400 ıstakozu suya saldıklarını anlatan Rektör Prof. Dr. R.Cüneyt Erenoğlu, şunları ifade  etti:

“İnsan eliyle yapılan faaliyetler, sanayi faaliyetleri, kontrolsüz avcılık sonucunda ıstakozun nesli tükenme riskinde. Üniversite olarak hocalarımızın çalışmalarını destekliyoruz. Bugünkü faaliyetin, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının ev sahipliğinde dünya savaş tarihinde önemli bir yeri olan HMS Majestic batığında olması çalışmalarımızın hem ulusal hem de uluslararası ölçekte duyurulabilmesi ve sonraki çalışmalara ev sahipliği yapabilmesi açısından önemli. Bu çalışmayı diğer batıklara da aktarmayı düşünüyoruz. Istakozlar 40-50 yıl yaşayabilen canlılar. Burada 3-5 sene sonra dalış yapan doğaseverlere denizel bir ekosistem sunup, ıstakoz gözlemciliği alanında katma değer oluşturmayı düşünüyoruz.”

Tarım ve Orman İl Müdürü Nazan Türkarslan da Çanakkale’nin, Muğla’dan sonra en büyük kıyı şeridine sahip il olduğunu hatırlatarak, hayvansal ve bitkisel üretimin yanı sıra su ürünlerinde de üretim planlaması ve destekleme modeli ile kota uygulamasının yürütüldüğünü kaydetti.

Bu tür projelerle deniz ürünlerinin artışı için de çalışmaların devam ettiğini aktaran Türkarslan, “Istakoz Veriminin Artırılması Projesi’ni ÇOMÜ ile birlikte yapmaktayız. 2021 yılından bu yana 2 bin adet ıstakozun, 2024 yılında da 1000 adet ıstakoz yavrusunun denize salımını gerçekleştirmekteyiz. Ağustosta 600 adet bırakılan yavrularını, bugün 400 adet yavruyla beraber tamamlama çalışmalarımız devam ediyor” dedi.