EĞİTİMİŞ ÇANAKKALE ; ” İZMİR MARŞI SİZİ DE Mİ RAHATSIZ EDİYOR?

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitimİş) Çanakkale Şubesi tarafından “İzmir Marşı Sizi de mi rahatsız ediyor?” başlıklı yapılan açıklamada, Kamu Sen Çanakkale Şube Başkanı Resul Demirbaş’ın  Eğitim İş Çanakkale Şube Başkanı Serkan Serbes’in “suç işlediğini ve devletin de affetmeyerek cezalandırdığını” söylediği ve Eğitim İş hakkında yaptığı eleştirilerin yer aldığı açıklamaya  tepki gösterildi.

 

Eğitim İş Çanakkale Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Kamu Sen Çanakkale Şube Başkanı Resul Demirbaş tarafından yapılan açıklamada Eğitim İş Çanakkale Şube Başkanı Serkan Serbes’in geçen 29 Ekim tören programından İzmir Marşı’nın çıkarılmasına verdiği tepki ve yaşanan süreç ile ilgili yaptığı açıklamada “Serkan Serbes suç işlemiştir ve devlette affetmeyerek cezalandırmıştır” sözlerine tepki gösterildi.

“İzmir Marşı Sizi de mi rahatsız ediyor?” başlıklı yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi

 

İzmir Marşı Sizi de mi rahatsız ediyor?

Kamu Sen il temsilcisi Resul Demirbaş bizlere ayna tutmak istemiş. Fakat görüyoruz ki aynası hileli. Bu aynanın görüntüsünden gerçeklere ulaşmak pek de mümkün değil. Yine de biz, kendisine yaptığımız eleştirilere yönelik cevap hakkını kullanmak yerine “en iyi savunma saldırıdır” taktiğini kullanarak tarafımıza yaptığı ithamlara cevap vereceğiz. Öncelikle sormak istiyoruz. Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Resul Demirbaş İzmir Marşından rahatsızlık duyuyor mu?

Resul Demirbaş yaptığı açıklamada Eğitim İş Şube başkanı Serkan Serbes’in suç işlediğini ve devletin de affetmeyerek cezalandırdığını İfade etmiştir. Kamuoyuna ve özelde Kamu Sen üyelerine sormak istiyoruz. İzmir Marşının 29 Ekim kutlama programlarında çalınması, söylenmesi suç mudur? Peki bir sendika başkanının İzmir Marşının 29 Ekim kutlama programından çıkarılmasını basın aracılığı ile kamuoyuna duyurması mı suçtur? Sanırız Kamu-Sen il temsilcisine göre  bütün bunlar suç teşkil etmektedir. Verilen ceza ile ilgili mahkeme süreci başlamış ve sürerken görüyoruz ki Resul Demirbaş, Eğitim İş Şube Başkanına cezayı çoktan kesmiş. Merak ediyoruz; mahkeme kararı cezanın kaldırılmasına hükmettiğinde Resul Demirbaş, Eğitim İş Şube Başkanından, Eğitim İş Sendikası üyelerinden ve kamuoyundan özür dileyecek mi?

Sendikalar siyasi partilerle görüşebilir. Bu bağlamda Kamu Sen’in bir siyasi parti ile sendikal talepler ve faaliyetler kapsamında iletişim kurmasına bir itirazımız yoktur. Çünkü sendikalar taleplerini siyaset enstrümanları aracılığı ile de gerçekleştirebilir. Ancak, bizim itirazımız;

Kamu Sen il temsilciliğinin bir siyasi partinin organı gibi hareket etmesinedir.

Kamu Sen Genel Kurulunda  bir siyasi partinin yöneticilerinin oy talep etmesine  çanak tutulmasınadır.

Bir siyasi partinin genel merkez yöneticilerine, sanki o siyasi partinin il başkanı ve örgütü yokmuş gibi eşlik ederek kurum ziyaretleri yapılmasınadır.

Merak ediyor ve soruyoruz;

MHP il Başkanlığı ve yöneticileri varken Kamu-Sen Çanakkale temsilcisi hangi sorumluluğu gereği ve hangi beklenti ile valilik ziyaretine iştirak etmiştir?

MHP yöneticilerine hizmette kusur etmeyen Kamu-Sen il temsilcisinin bu davranışının Kamu-Sen üyeleri tarafından nasıl karşılandığını da merak ediyoruz.

Kamu-Sen il temsilcisi açıklamasında bizleri CHP ile ilişkilendirmek, hatta bölücülere destek olmakla itham etmek istemiştir. Herkes bilmelidir ki; Eğitim İş hiçbir siyasi partinin arka bahçesi, organı olmamıştır ve olmayacaktır. Sendikal faaliyet kapsamının dışında hiçbir siyasi partiyle ilişki içerisine girilmemiştir. Genel kurullarımızda hiçbir siyasi partinin temsilcisinin, üyelerimizden oy talebinde bulunmasına müsaade edilmemiştir. Hiçbir siyasi parti ile seçimlere yönelik bir işbirliği içerisine girilmemiş ve ortak ziyaretlerde bulunulmamıştır.  Fakat bu söylediklerimizin hepsini Kamu-Sen yöneticileri yapmış ve yapılmasına müsaade etmiştir.

            Resul Demirbaş yaptığı açıklamada Eğitim İş üyesi öğretmenlerin Diyarbakır annelerini ziyaret ettiğini ve ziyaret edenlerin sendika disiplin kurulu tarafından sendikadan ihraç edildiğini belirtmiştir. Biz burada Resul Demirbaş’ın neyi eleştirdiğini anlayamadık. Eğitim İş Genel Merkezinin bilgisi dışında bir grup üyenin Diyarbakır annelerini ziyaret etmesini mi? Yoksa bu ziyareti yapanların sendikadan ihraç edilmesini mi? 

Eleştiriyi anlamasakta şu açıklamanın yapılmasının yerinde olacağını düşünüyoruz. Eğitim İş Sendikası, üyelerinin siyasi görüş ve tercihlerine saygı gösterir. Bu anlamda üyeleri arasında birbirinden farklı siyasi görüş ve düşünce çeşitliliği bakımından en geniş yelpazeye sahip sendika olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu bilgilerin yanında Eğitim İş Sendikasının tüzüğü hakkında da bilgi vermemiz gerekir. Biz Eğitim İş Sendikası olarak tüzüğümüzde ırkçılığa, gericiliğe ve bölücülüğe karşı olduğumuzu,  çağdaş,  bilimsel, lâik, ulusal, kamusal, parasız ve karma eğitimi savunduğumuzu belirtmekteyiz. Ülkemizin kurucu değerlerini kendimize rehber kabul eder ve bu değerleri eşitlik, adalet ve özgürlük gibi evrensel değerler çerçevesinde çağdaş bir noktaya taşımayı hedefleriz. Bu çerçevede sendikamız üyelerinin bu değerleri benimsediğini düşünürüz. Sendikamız adına tüzüğümüze ve değerlerimize aykırı  eylem ve söylemlerde bulunan üyelerimiz disiplin kurullarımız ve mevzuatımız aracılığı ile soruşturulur ve tüzüğümüze aykırı bir eylem yada söylem tespit edildiğinde ihraç dahil, gerekli cezalar verilir. 

Resul Demirbaş’ın açıklamasında diğer bir eleştiri konusu da sözde Atatürkçü ve cumhuriyetçi  olmamızmış. Atatürk’e yapılan her türlü saldırıya anında karşılık verip,  mahkemelere suç duyurusunda bulunurken Türk Eğitim Sen il başkanını hiç göremedik. Milli bayramlarda çelenk sunma törenlerinde Türk Eğitim Sen’in çelengini hiç göremedik. 10 Kasım Atatürk’ü Anma günün de bile çelenk sunma programına katılmayan Türk Eğitim Sen il başkanı bizi sözde Atatürkçü olmakla suçluyor. Atatürkçülüğü panolarından Atatürk posterini eksik etmemek olarak algılayan Türk Eğitim Sen il başkanı bize sözde Atatürkçü diyor. Bizim sözde mi yoksa özde mi Atatürkçü ve cumhuriyet değerlerinin savunucusu olduğumuzu Eğitim İş’i yakından  takip edenler bilir.

            Resul Demirbaş,  üniversite üst yönetimi ile kol kola yürüdüğümüzden bahsetmiş. Üniversite Rektörünü siyasi iktidar atamıyor mu? Mevcut yönetime, MEB de ve Üniversiteler de aldığı kararlar ve uygulamalar sebebiyle en şiddetli  muhalefeti yapan bizler mi kol kolayız? Yoksa iktidar partilerinden biriyle kol kola ziyaretler yapan Kamu Sen il temsilcisi mi? Siyasi iktidarı yanına almasına rağmen üniversite üst yönetimiyle neden  kol kola olamadığından şikayet ediyor? Resul Demirbaş üniversiteye liyakatsiz bir şekilde bizim yandaşlarımızın alındığından bahsetmiş. Kamu Sen’in yandaşı olabilir. Ancak Eğitim İş’in yandaşı yok, üyesi vardır. Alınanlar da bizim üyemiz değildir.

Ne tuhaftır ki, üniversite de üyelerinin kadro sırası beklemesini de bizimle ilişkilendirmeye çalışmıştır. Biz kendilerinin, şehit kızı olan üyemize üniversitede yaptıkları baskıları unutmadık.

Sonuç olarak; Eğitim İş sendikası son bir yılda Türkiye genelin de %53 oranında,  Çanakkale de ise %38 oranın da büyümüştür. Bu büyüme Türk Eğitim Sen il başkanına rahatsızlık vermiştir. Eğitimciler Eğitim İş sendikasını yakından takip ediyor , güveniyor, başarılı buluyor ve tercih ediyor. Görünen o ki Türk Eğitim Sen il başkanının bu rahatsızlığı son bulmayacak, artarak devam edecektir. Eğitim İş, Çanakkale de daha da büyüyecek, yetkili sendika olma hedefini gerçekleştirecektir.”