MHP Ezine İlçe Başkanı Hakan Öztürk ; ” Çanakkale Ruhu, Bugünümüzü Aydınlatan ve Geleceğimize Yön Veren Ölümsüz Bir Meşaledir”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Ezine İlçe Başkanı Hakan Öztürk, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 111. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Ezine İlçe Başkanı Hakan Öztürk, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 111. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Başkan Öztürk mesajında şunları ifade etti ;

“Bugün, tarih sayfalarına altın harflerle yazılmış, dünya tarihinin akışını değiştirmiş, milletimizin varoluş destanının en muhteşem sayfalarından birinin 111. yıl dönümünü büyük bir gurur, coşku ve minnet duygusuyla idrak ediyoruz. 18 Mart 1915, yalnızca bir deniz savaşının kazanıldığı tarih değil; Türk milletinin ölümü öldürdüğü, tarihin seyrini tersine çevirdiği, dünyanın en büyük donanmalarını Boğaz’ın sularına gömdüğü mukaddes bir gündür. Bu topraklarda, bizim topraklarımızda, Ezine’mizin hemen yanı başında yazılan bu destan, kıyamete kadar insanlığın hafızasında silinmez bir iz olarak yaşayacaktır.

18 Mart 1915’te kazanılan Çanakkale Deniz Zaferi, Türk milletinin tarih boyunca sergilediği kahramanlığın, fedakârlığın ve vatan sevgisinin en parlak örneklerinden biridir. Milletimizin iman dolu göğsünü dünyanın en güçlü donanmalarına siper ederek yazdığı bu destan, yalnızca bir askeri başarı değil; aynı zamanda bir milletin bağımsızlık ve özgürlük uğruna neleri göze alabileceğinin de en açık göstergesidir.

Çanakkale’de verilen mücadele, yokluklar içinde dahi vatanından vazgeçmeyen bir milletin iradesini tüm dünyaya göstermiştir. Düşman donanmalarının boğazı geçme hayalleri, Mehmetçiğin sarsılmaz azmi ve inancıyla tarihin karanlık sayfalarına gömülmüş, ‘Çanakkale Geçilmez’ sözü milletimizin hafızasına ve dünya tarihine altın harflerle kazınmıştır.

Bu kutlu zafer, aynı zamanda Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde olduğunda aşamayacağı hiçbir engel olmadığını ortaya koymuştur. Anadolu’nun dört bir yanından gelen kahraman evlatlarımız; aynı inanç, aynı hedef ve aynı vatan sevgisi etrafında kenetlenerek eşsiz bir direniş göstermiştir. Çanakkale’de yazılan bu destan, milletimizin bağımsızlık karakterinin ve milli ruhunun en güçlü nişanesidir.

Çanakkale’de yakılan bu bağımsızlık meşalesi, ilerleyen yıllarda Kurtuluş Savaşı’na da ilham olmuş; milletimizin özgürlük mücadelesinin temel taşlarından biri haline gelmiştir. Bu büyük destanın mimarları arasında yer alan Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, vatanı uğruna gözünü kırpmadan canını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Çanakkale Zaferi, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı yerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu destanın en önemli kahramanlarından biri olarak Çanakkale’de yıldızını parlatmış, “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” sözüyle tarihin akışını değiştirmiştir. O günkü ruh, daha sonra Millî Mücadele’nin ateşini tutuşturmuş ve bu milletin bağrından Türkiye Cumhuriyeti doğmuştur. Cumhuriyetimiz, Çanakkale şehitlerinin kanıyla sulanmış, gazilerin iradesiyle inşa edilmiştir. Bu nedenle Cumhuriyetimize, devletimize, bayrağımıza ve vatanımıza sahip çıkmak, Çanakkale şehitlerine olan borcumuzu ödemenin en temel yoludur.

Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin her fırsatta vurguladığı gibi, “Türk milleti var oldukça Çanakkale ruhu da var olacaktır.” Bu ruh, Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Çanakkale’den Sakarya’ya, Dumlupınar’dan Kıbrıs’a uzanan o büyük Türk destanının ayrılmaz parçasıdır. Bu ruh, milletimizin genlerine işlemiş olan bağımsızlık tutkusunun, hürriyet aşkının ve vatan sevgisinin ta kendisidir.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Türk milletinin birliğinin, beraberliğinin ve kardeşliğinin yılmaz savunucusu olmaya devam edeceğiz. Dokuz Işık doktriniyle aydınlanan yolumuzda, milliyetçilik mefkûremizin rehberliğinde, devletimizin bölünmez bütünlüğü, milletimizin bölünmez birliği ve bayrağımızın şerefli dalgalanışı için canımızı seve seve feda etmeye hazır olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Çanakkale ruhu, bizim ruhumuz; Çanakkale iradesi, bizim irademiz; Çanakkale zaferi, bizim zaferimizdir.

Bizler bu kutlu coğrafyanın evlatları olarak Çanakkale ruhunu yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak ve bu büyük mirasa sahip çıkmak konusunda diğer tüm vatandaşlarımızdan daha büyük bir sorumluluk taşıyoruz. Çocuklarımıza Çanakkale’yi anlatmak, gençlerimize bu destanın ruhunu aşılamak, her bir vatandaşımızın yüreğinde millî bilinci canlı tutmak, hepimizin ortak görevidir. Çanakkale, müzelerde sergilenen bir anı değil, yüreklerimizde taşımamız gereken bir diriliş ateşidir.

Bu duygularla, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de bu vatanın istiklali için canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Gazilerimizi saygıyla selamlıyor, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Milletimizin 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünü en kalbi duygularımla kutluyor, aziz hemşehrilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Çanakkale geçilmedi, geçilmez, geçilemez! Ne mutlu Türk’üm diyene!