Güneşin, ateşin, şiirin Tanrısı Apollon… Çok yakışıklı bir sarışın olmakla kalmayıp ışığın ve gerçeğin de Tanrısı, üstüne üstlük bir de kahin…
Kendisi Yunan mitolojisinin en cafcaflı tanrılarından gördüğünüz gibi. Ancak şimdi sizi götüreceğim yerde maalesef bu yakışıklının bir temsilini bulamayacaksınız. Yakışıklı bir Tanrı bulamayacaksınız ama ona adanmış kutsal bir tapınak bulacaksınız.
Apollon Smintheion, ya da Smintheus Kutsal Alanı’ndan söz ediyorum. Bu yanındaki kelime ‘fare kültü’ demekmiş, yani işte farelerle ilgili.
Merak etmeyin, sizi çok uzağa götürmedim. Apollon kutsal alanı, Çanakkale’ye 100, Troya antik kentine 70 kilometre uzakta, Gülpınar köyünün altında. Boğazın Ege’ye açılan son noktası diyebiliriz.

APOLLON SMINTHEION KUTSAL ALANI
Burası Troas kültür rotasının çok önemli bir parçası. Tabii ki İlyada ve anlattığı Troya Savaşı ile de bağlantılı. Durun oraya geleceğim, şu fare meselesini bir çözelim de.
Gülpınar’da gün ışığına çıkarılan en önemli yapı gelecekten haber veren Tanrı Apollon’a adanmış olan tapınak. Bu antik kazı alanının geçmişi Troya’ya hiç benzemiyor. Burası ileri uçta kimselerin pek gelip geçmediği, deyim yerindeyse biraz öksüz kalmış bir tarih.
Kazılar bile 1980’lerde başlamış. Ki o zaman bu yavrucak bir zeytinyağı fabrikasının altında yatar dururmuş.
Kazıları 80’den itibaren 30 yıl yöneten Profesör Coşkun Özgünel ve ekibi fabrikayı kaldırtmışlar da altından bu devasa antik yerleşke çıkmış. Sadece tapınak da değil, neler neler var burada..

HEM GELECEKTEN HEM DE FARELERDEN HABER VEREN TANRI APOLLON
Dur ama dur önce gelelim bu kadar cicili bicili bir tanrının farelerle ne işi olduğuna. Bunun cevabı da, şaşırmayacaksınız, ilk kez İlyada destanında geçiyor..
Homeros İlyada’da, Apollon’dan daha ilk satırlarda bahsediyor. Akha kralı Agamemnon, bir Apollon rahibinin kızını tutsak etmiştir. Apollon, kızın kurtarılması için kendine yakaran rahibe yardım eder, Akha ordusuna oklarıyla veba hastalığı salar ve ordu yok olur. İşte Apollon bu yüzden Smintheus veya Smintheion olarak anılmakta ve anlamı ‘farelerin tanrısı’ demekmiş.

GELDİĞİNİZE PİŞMAN OLMAYACAKSINIZ AMA GİRİŞTEKİ AYAKLARA GÖZÜNÜZÜ KAPAYIN!
Neden diyorum. Troya antik kentinin kazı alanı cazibesini öncelikle destandan alıyor. Ören yerine gittiğinizde ve gezerken hafif bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Çünkü güçlü bir görselliği yok buranın, doğruya doğru. Fakat Apollon Smintheus hiç de öyle değil. Gelir gelmez girişte sizi tapınak alanı, platformu ve sütunlarıyla selamlıyor.
Bir de oraya sonradan eklenen fareler karşılıyor! Tapınak merdivenlerine, kim bilir ne zaman kondurulmuş o farecikler gerçekten gerekli miydi acaba? Bence Milattan Önce 2’inci yüzyılda birkaç antik mimari düzen örneğinde yapılmış bu tapınağa hiç yakışmıyorlar.
Hele hele girişte heykel olarak tanımlayamayacağım iki bacak figürü ve etrafındaki fareleri içerde gördüğüm tarihle asla ilişkilendiremedim. İtiraf edeyim. Aslında daha sert ifadelerle çıkışmıştım, fakat internette okuduğum haberde bizzat kazı ekibinin bu sonradan eklenenleri çalıştığını öğrenince kıyamadım.
Yine de keşke orda durmasalar! Tapınağa çıkan merdivenlerle de biraz oynaşmışlar, yani belli ölçüde restore edilmiş ancak bunun detaylarına vakıf değilim.

GENE İLYADA, GENE AKHİLLEUS, GENE HEKTOR
Kutsal Alan içinde bulunan eski zeytinyağı fabrikası müze haline getirilmiş ve işte burada da İlyada’da anlatılan Troya Savaşı’nı betimleyen kabartmalar sergileniyor.
Bu kabartmalar arasında Hektor’un öldürülmesi, Andromakhe’nin Hektor için yas tutması, Troya Kralı Priamos’un Akhilleus’tan oğlu Hektor’un cesedini geri alması var.
Bunları böyle anlatıyorum, ne kadar ilginizi çekiyor bilmiyorum, ikinci itiraf ben bunları görmedim, güneşli bir günde gittiğim Apollon Kutsal Alanı’nda içerde bunların sergilendiği bir yer olduğunu bilmiyordum çünkü.
Ayrıca kabartmaların arasında Hektor’un öldürülüşünün ailesi tarafından izlenmesi, Akhilleus’un Hektor’un cesedini Truva surları etrafında sürüklemesi, Athena tapınağı yağmalanışı betimlemeleri de bulunuyormuş. Yani Troya Savaşı ile ilgili Troya’da bulunmayan her şey.

HAMAMLAR VE SPOR OYUNLARI SALONU
Bütün bunlar tapınak tarafında. Oysa ki kutsal alanın içinde bulunduğu kazı alanı çok daha geniş. Bu Apollon tapınakları hep suyun bol olduğu yerlere yapılırmış. Nitekim burası da öyle. Tapınağın hemen arkasında alttan ısıtmalı! iki hamam bulunuyor. Gezerken hamamın içinden su sesleri geliyordu. Bunlar tapınağa girmeden önce arınmak, temizlenmek amacıyla kullanılıyormuş.
Bir de sporculara adanmış bir bölüm var. Her biri spor oyunlarında başarı gösteren sporcular için yapılmış kaidelerin çoğunu bu odacıkta görüyoruz.

BURADA DAHA ÇOK İŞ VAR
Daha da ileri yürüdüğümüzde kazı alanının ne kadar genişlemiş olduğunu fark ediyorum. Git git bitmiyor. Ben buradan çok çok daha şaşırtıcı tarihlerin çıkacağına emin oldum. Yani burada çok iş var.
Troya Müzesi’ni yapabilen irade, onun bir parçası olan bu kutsal alanı sahipsiz bırakmamalı. İşe de merdivenlerdeki sonradan görme farelerden başlamalı!

Daha Fazla
Eko-Kültür, Teknoloji ve Turizm: Geleceğin İş Birlikleri
İSMET BALKAN KÖŞE YAZISI ; “SEÇTİKLERİMİZİN GÖREVİ ÇALIŞTIRMAMAK MI?”
İSMET BALKAN KÖŞE YAZISI ; “BAYRAMDA ÇANAKKALE TURİZMİ”